İlyas Canbay (HTML, CSS, PHP, SQL) » 2007 » Ağustos
PageRank Algoritmasına Basit Bir Örnek
Bu örnekte 4 web sitesini ele alalım: A, B, C, D siteleri… Tüm işlemleri bu 4 site üzerinde yapalım. Bu nedenle her bir sitenin başlangıçta 0,25 değerinde puan kazandırdığını varsayıyoruz.
Örneğimizde B, C ve D siteleri sadece A sitesine link veriyor. Her bir sitenin A sitesine kazandırdığı 0,25 değerindeki puanları topluyoruz. Bu durumda tüm puanlar, linklerin hepsini alan A sitesinde toplanmış oluyor.
PR(A)=PR(B)+PR(C)+PR(D)
Şimdiki örneğimizde B sitesinin A ve C sitelerine link verdiğini ve D sitesinin de diğer 3 siteye backlink verdiğini varsayalım. Bu nedenle backlink değeri bir sitedeki outlink sayısı arttıkça düşer. Dolayısıyla daha önceki örneğimizde 0,25 değerinde puan kazandıran B sitesi, şuan A sitesine 0,125 değerinde PR kazandırıyor. Çünkü B sitesinin 0,25 değerindeki puanı link verdiği A ve C siteleri arasında paylaştırılıyor. Her üç siteye link veren D sitesi ise 0,25 değerindeki puanı üç site arasında paylaştırıyor. Bu nedenle D sitesinin A sitesine kazandırdığı puan 0,083’dür.
En son verdiğimiz örneğe göre her bir sitenin kazandığı PR değerini aşağıdaki formül ile tahmin edebiliriz:
PR(A)=[PR(B):2]+[PR(C):1]+[PR(D):3]
PR(A)=0,125+0,25+0,083
PR(A)=0,458
PR(B)=[PR(D):3]
PR(B)=0,083
PR(C)=[PR(B):2]+[PR(D):3]
PR(C)=0,125+0,083
PR(C)=0,208
PR(D)=0
Örnekte görüldüğü gibi en çok puanı toplayan A sitesidir. D sitesi ise bu üç siteden hiç link almadığı için puan almamıştır. Ancak D sitesi örnekte yer almayan X sitelerinden edindiği 0,25 puanı A, B ve C siteleri arasında paylaştırmıştır. Buradan şunu anlıyoruz ki iki sitenin backlink sayısı aynı bile olsa PR değeri, backlink veren sitelerin kazandırdığı puana göre belirlenmektedir.
PR değeri aynı olan iki site varsayın: A ve B. Sizin siteniz de C olsun. A ve B siteleri için standart PR puanının 0,25 olduğunu varsayalım. A sitesi sadece C sitesine backlink versin. B sitesi ise hem C sitesine hem de D, E, F, G sitelerine backlink versin. Bu durumda sizin sitenize en çok puan kazandıran site sadece sizin sitenize backlink veren A sitesidir. A sitesi C sitesine 0,25 kazandırırken; B sitesi 0,25 değerindeki puanı C, D, E, F ve G siteleri arasında paylaştırdığı için sizin siteniz olan C’ye 0,05 puan kazandırır.
Netice itibariyle bazen bir siteden alacağınız puan onlarca siteden aldığınız puandan daha fazla olabiliyor.
İlyas Canbay (www.ilyascanbay.com)
Bu yazıyı kaynak göstermek şartıyla yayınlayabilirsiniz.
Bu yazımda sizlere backlink ve sandbox hakkında bilgi vereceğim.
Backlink nedir?
Türkçe karşılığı “geri link” olan backlink, başka sitelerden sizin sitenize verilen linklere denir. Ayrıca “incoming links”, “inbound links”, “inlinks” ve “inward links” gibi İngilizce terimler de diğer sitelerden aldığınız linkler için kullanılan kavramlardır.
Backlink ne işe yarar?
Backlink, sitenizin PageRank değerini artırır. Böylece web siteniz arama motorlarında üst sıralara çıkar.
Belirli kelimelerle arama yapıldığında web sitenizin Google’da üst sıralarda yer almasını istiyorsanız, diğer sitelerden alacağınız linklerde anahtar kelimeler kullanmanız gerekir.
Örneğin ingilizcechat.net sitesinin Google’da “ingilizce chat” diye arama yapıldığında üst sıralarda yer almasını istiyorum. Bu nedenle web siteme verilen geri linklerde aşağıdakine benzer bir kod kullanmam isabetli olacaktır:
<a href=http://www.ingilizcechat.net title="ingilizce chat, ingilizce sohbet, english chat" target="_blank”>ingilizce chat</font></a>
Link: http://www.ingilizcechat.net
Title: ingilizce chat, ingilizce sohbet, english chat
Text: ingilizce chat
“Title” ve “text” olarak kullandığım anahtar kelimeler Google tarafından matematiksel olarak değerlendirilecek. Böylece “ingilizce chat” veya “ingilizce sohbet” diye arama yaptığımda sitem üst sıralara çıkacaktır.
Sitelerin PageRank değeri aldıkları backlink’lerin sayısıyla belirlenir. Bir siteye hiç backlink yoksa o sitenin PageRank değeri 0 değerindedir. PR değeri 0 olan bir siteden alacağınız puan da 0 değerindedir. Buna karşılık PageRank değeri yüksek bir siteden alacağınız backlink sitenizin daha iyi bir konuma gelmesi açısından faydalı olur.
Sandbox Nedir?
Google, web sitenizin arama motorunda üst sıralara çıkmasını haksız nedenlere bağlarsa sitenizin konumunu düşürebilir. Örneğin “ingilizce” diye arama yaptığımda ilk sırada çıkan web sitem üçüncü veya dördüncü sayfalara kadar konumunu düşürür.
Bunun nedeni ne diye soracak olursanız, yeni kurulmuş olan bir sitenin bir günde onlarca backlink alması Google’ın sizden şüphelenmesine neden olabilir. Ayrıca web sitenizde kalitesiz içerik bulundurmanız, ziyaretçileri aldatmanız, spam’a neden olmanız Google’ın “yasaklılar” listesine girmenize neden olur.
Sitenizle alakası olmayan “gizli sözcükler” kullanmanız sitenizi yine SandBox konumuna düşürebilir. Örneğin “ingilizce ders” diye arama yaptığınızda ilk sayfada ingilizce ile alakası olmayan bir siteyle karşılaştığınız olmuştur. Bu tarz siteler fark edildiğinde Google tarafından SandBox konumuna düşürülecektir.
Web sitenizin backlink sayısını öğrenmek için birkaç siteyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
1) www.domain-pop.com
2) www.backlinkwatch.com
Bu yazımda SEO hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Öncelikle SEO’nun tanımını yapalım.
SEO’nun İngilizce açılımı “Search Engine Optimization”dır. Bunu Türkçe’ye “Arama Motoruna Uyarlama” olarak çevirebiliriz. Diğer bir ifadeyle SEO, sayfaların Arama Motoru kriterlerine göre uyarlanmasıdır.
SEO çalışmalarıyla Google gibi arama motorlarında sitenizi üst sıralara çıkarabilirsiniz. Hedef kiteleye ulaşmanız için bazı iyileştirme çalışmaları yapmanız gerekir. Bunlardan birkaçına burda değinelim.
1) Domain & Sayfa Adresleri
Öncelikle sitenin alan adı (domain) sayfaların genel içeriğiyle alakalı olmalıdır. Örneğin siteniz ingilizce ile ilgiliyse alan adı içerisinde mutlaka “ingilizce” kelimesi olmalıdır.
Ayrıca her sayfanın adresi sayfa başlığıyla veya sayfanın içeriğiyle ilişkili olmalıdır.
SEO uygulamasında sayfa adresinin şu şekilde olması tavsiye olunur:
Diyelim ki sayfamız Rusça Eğitim Setiyle ilgili olsun. Anahtar kelimelerin sayfa adresinde geçmesine dikkat ediyoruz:
http://www.ingilizceforum.net/rusca-egitim-seti-t-8054.html
http://www.ingilizceforum.net/rusca-egitim-seti.html
MyBB, SMF, vBulletin gibi forum sistemi kullanıyorsanız SEO pluginlerini kurmanızı tavsiye ederim.
Sayfalarınız html tabanlıysa veya kendi yazdığınız bir php scriptse sayfa adreslerini SEO ile uyarlamanız daha iyi sonuçlar verecektir.
2) Sayfa Başlıkları
Bazı amatör siteler her sayfada aynı başlığı kullanmaktadır. Ancak her sayfanın başlığı farklı olmalı ve içerikle ilişkili olmalıdır.
Her sayfanın kaynağına <title> etiketiyle özel başlıklar koymayı ihmal etmeyin. Örnek:
<title>Rusça Eğitim Seti</title>
3) Anahtar Kelimeler
Her sayfanın içeriğine göre anahtar kelimeleri olmalıdır. Bunu <meta> etiketleriyle yapıyoruz.
Sayfanın Tanımı:
<meta name="description" content="Rusça eğitim seti, Rusça dil öğretimi, Rusça öğrenenler için eğitim seti..." />
Sayfanın Anahtar Sözcükleri:
<meta name="keywords" content="rusça, eğitim, set, eğitimi, seti, dil, öğretim, öğretimi, rus, dilci, öğren, öğrenmek, öğrenen" />
Sonuç olarak iyi bir sitenin “header” kısmı aşağıdaki gibi olmalıdır:
<head>
<title>Rusça Eğitim Seti</title>
<meta name="description" content="Rusça eğitim seti, Rusça dil öğretimi, Rusça öğrenenler için eğitim seti..." />
<meta name="keywords" content="rusça, eğitim, set, eğitimi, seti, dil, öğretim, öğretimi, rus, dilci, öğren, öğrenmek, öğrenen" />
</head>
Tüm sayfalarda bu iyileştirmeler uygulandığında, bir arama motorunun istediği temel kriterler uygulanmış olacak. Örneklerde verdiğimiz gibi “Rusça Dil Eğitimi” diye arama yapıldığında ilgili sayfa arama sonuçlarında muhtemelen ilk sayfada çıkacaktır.
Bu tarz siteler “Search Engine Friendly” olarak da bilinir. Şimdilik anlatacaklarım bu kadar… Yeni başlayanlar için iyi bir başlangıç olacağına inanıyorum..
Detaylı bilgi için:
MyBB SEO 1 Beta 6 Türkçe
Artio Joomsef SEO (arama motoru dostu linkler)
Geçmişten günümüze bir kaç hatıra…
Zile’de eski ahşap bir evde doğmuşum.. Altı yaşıma kadar çocukluğum o evde geçti..
İşte o evden hayal meyal hatırladıklarım…
Evin içinde yarış yapan irili ufaklı korkunç fareler..
Elinde maşa, fareleri yakalamaya çalışan annem..
Tahta merdivenler.. Gıcırdayan zemin.. Yere serilmiş eski püskü birkaç kilim..
Odanın bir ucunda siyah beyaz bir televizyon..
Sabahları horoz ve köpek sesleri…
Bahçede bana dikleşen horoz..
Küspe ve tezek kokusu…
Baharda rengarenk açan güller, sarmaşıklar..
Cıvıl cıvıl öten kuşlar…
Bahar aylarında bahçede resim yapan ressam babam..
Ev sahibinin yanına yaklaştırmadığı elma ağaçları..
Üzerinde yalın ayak koştuğum toprak..
Bir tekerleği yamuk üç tekerlekli bisikletim..
Arkadaşlarım..
Kirayı istemek için kapımıza dayanan ev sahibi…
Altı yaşımda başka bir eve taşındık..
Arkadaşlarından ayrılmış bir çocuğun psikolojisini hemen herkes bilir.. Öyle ki yeni eve taşındığımızda bir hafta ağlayıp sızlamıştım.. Fazla sürmedi, mahalledeki yeni arkadaşlarıma alıştım..
Bizim mahallede her evin bahçesi vardı.. Bahçeler oldukça büyük, yemyeşil ağaçlarla kaplıydı. Arkadaşlarla bahçeden bahçeye atlar, çukur kazar, çadır kurar, ağaçlara tırmanırdık.. Akşamları saklambaç, yakan top oynar; komşuların zilini çalar kaçardık.. Gündüzleri misket, dokuz aylık oynar; başka mahallenin veletleriyle kavga ederdik.. Bizim sokaktan geçen çocukları kovalardık… Rahmetli komşumuzun (nur içinde yatsın) bahçesinden topladığımız ayvaları pazarda satar, para kazanırdık…
Hele hiç unutamam bir türlü uçurtamadığımız o uçurtmayı.. Saatlerce rüzgarın gelmesini beklerdik.. Koşardık koşuşurduk.. Ama bir türlü uçmazdı bizim uçurtma…
Sadece oynamazdık… Çalışırdık da…
Okul harçlığı için pazarda ayran satar, arabacılık yapardım.. Küçücük boyumla onlarca kiloyu el arabasıyla bir kilometre mesafeye taşıdığımı bilirim.. Artık hamballık mı dersiniz ne dersiniz bilmem.. O yıllarda okulda simit satışlarından sorumluydum.. İşte çocukluğumun o dönemi benim için çok faydalı ve eğlenceliydi.. Çalışıp para kazanmayı seviyordum.. Elimden çok iş geliyordu..
İlkokul beşte çok başarılı olmama rağmen bizimkiler, Anadolu Lisesi sınavlarına girmemi istememişti.. Öğretmenim sınava girmemi çok istiyordu ama annem istememişti.. Anneme neden diye sorduğumda yabancı dille eğitim veren bir okulda “Elin ecnebi dilini öğrenip ne yapacan, oğlum?” demişti.. Nerden bilsin bir gün o ecnebi dilini öğreteceğimi, İngilizce öğretmeni olacağımı…
Ayran sattığım günleri saymazsak ilk iş tecrübem, on yaşımda çay ocağında başladı.. Garsonluk yapıyordum.. Tepsi olmadan içi çay dolu dört bardağı ve şekerliği aynı anda taşıyabiliyordum.. Ben işi iyice öğrendikten sonra, bizim usta işten kaytarmaya başladı.. Çay ocağını bana bırakıp evine giderdi.. Henüz on yaşımdaydım ve tek başıma yirmi otuz dükkana çay servisi yapan bir yeri işletiyordum.. Bir tarafta ocakta çay demliyor, diğer taraftan esnafa servis yapıyordum.. O zamanın parasıyla bizim usta günlük 180.000 TL (30 çay parası) veriyordu bana..Ama ücretten memnun olmadığım için bir sonraki yaz orda çalışmadım..
Gelelim kitaplarla olan ilişkime…
Çocukken evin bir odası tamamen kitaplarla doluydu.. Binlerce kitabın yer aldığı bu kütüphanede canım sıkıldığında bir şeyler okurdum.. En çok da tarih kitapları hoşuma giderdi…
Şimdilerde bakıyorum da bizimkiler o kitapların bir kısmını tavan altına kaldırmışlar.. Anneme bazen sinirlendiğimde “kitap düşmanı” diye çıkışırdım.. Yüzlerce sayıdan oluşan dergiler yakılır mı hiç? Neymiş efendim; o dergilerin hepsini okumuşuz, artık işimize yaramazmış.. Evde çok yer kaplıyormuş.. İşte o dergiler kalorifer kazanında yandı, kül oldu; ozon tabakasını delmek üzere atmosfere karıştı… Ama annem eskiden olduğu gibi davranmıyor… Şimdi o da kitaplara ilgi gösteriyor nedense…
Birkaç cümle de ortaokul yıllarımdan bahsedeyim..
O yıllarda okulun beş yüz metre ötesinde Hüseyin Gazi Tepesine çıkardık arkadaşlarla.. Tepenin zirvesinde bir ağaç vardı.. O ağaç bizim için çok değerliydi.. Üzeri dümdüz ve geniş dalları yanlara doğru uzuyordu.. Üzerine çıkması da bir o kadar rahattı.. Oturup doğaya daldığım o ağacı şimdi çok özledim.. Üzerinde namaz kılmaya çalışmıştım ama bunu başaramayınca son çare olarak ezan okumuştum avazım çıktığı kadar..
Şimdi o günleri o kadar çok özlüyorum ki…
……….
Sevgiyle kalın…
İlyas Canbay