Should (Ought to) Konu Anlatımı


Bu konu anlatımında, should, shouldn’t ve ought to kiplerinin (modal) kullanımı, olumlu, olumsuz ve soru hali hakkında bilgi verilmekte ve should/shouldn’t ile ilgili örnek cümleler yer almaktadır.

CÜMLE YAPISI

Olumlu: Should, özneden sonra getirilir ve temel fiil herhangi bir ek almaz.

You should listen to the teacher. (Öğretmeni dinlemelisin.)

Olumsuz: Shouldn’t veya should not kullanılır.

You shouldn’t make noise. (Gürültü yapmamalısın.)

Soru: Should veya shouldn’t özneden önce getirilir.

Why should I rent this car? (Neden bu arabayı kiralamalıyım?)

SHOULD KULLANIMI

Should, İngilizcede öğüt, tavsiye, gereklilik veya olasılık bildiren kiptir. Ought to da should ile aynı anlama sahiptir.

1. Bir öneride (advice) bulunurken should kullanılabilir. 

Tom: I’m overweight. I want to lose weight. 
Pat: You should avoid fast food. 
Açıklama: Bu karşılıklı konuşmada, “Çok kiloluyum, kilo vermek istiyorum” diyen birine “hazır yiyeceklerden sakınmalısın” diyerek öneride bulunulmaktadır.

Ali: I have a headache. (Başım ağrıyor.)
Bob: You should take a painkiller. (Ağrı kesici almalısın.)
Açıklama: Başı ağrıyan birine, ağrı kesici alması tavsiye ediliyor. 

2. Bir yükümlülük veya zorunluluktan (obligation) bahsederken should kullanılabilir. 

You should fasten your seatbelt. (Emniyet kemerinizi bağlamalısınız.)
Açıklama: Uçakta yolculuk ederken emniyet kemerinizi takmadığınızda görevli personel veya arkadaşınız sizi bu ifade ile uyarabilir. Yükümlülük bildiren durumlarda should kullanılabilir.

Not: Should, must’a göre daha hafif bir zorunluluk belirtir.

3. Bir olasılık (probability) belirtmek için should kullanılabilir.

It’s ten o’clock. He should be in the library now. (Saat on. Şuan kütüphanede olmalı.)
Açıklama: Bu cümlede bir olasılık veya çıkarım yapılmaktadır. 

4. Bir şeyin yapılmaması öneriliyorsa shouldn’t kullanılır. 

You shouldn’t eat fast food. (Hazır gıda yemesen iyi olur.)

5. Should’un gelecek zaman hali geniş zaman haliyle aynıdır. 

We should visit her tomorrow. (Yarın onu ziyaret etmeliyiz.) [Gelecek zaman]
We should visit her now. (Onu şimdi ziyaret etmeliyiz.) [Şimdiki zaman]

6. İçinde bulunulan ana ilişkin bir durumu ifade etmek için “should be + Ving” kullanılabilir. 

You should be wearing your seatbelt. (Emniyet kemerini giyiyor olman gerek.)
Açıklama: Emniyet kemerini giymeyen veya giymeyi unutan kişiye bir yükümlülüğü hatırlatma amaçlı söylenebilir. 

We should be studying now. We have an exam tomorrow. (Şuan ders çalışıyor olmamız gerekir. Yarın sınavımız var.)
Açıklama: Yarın sınav olmasına rağmen, konuşma esnasında ders çalışmıyorlar. Ders çalışıyor olmaları gerektiği ifade ediliyor. 

7. Geçmişte yapılması gerektiği halde yapılmamış şeyleri ifade etmek için “should have + v3” kullanılır. 

He should have resigned when he lost the election. (Seçimi kaybettiğinde istifa etmiş olmalıydı.) (Ama istifa etmedi.)

Ronaldo should have played better. (Ronalda daha iyi oynamalıydı.) (Ama oynamadı.)

Olumsuzu “shouldn’t have done” şeklindedir. 

I was ill, but I went to school. So I got worse. I shouldn’t have gone to school. (Hastaydım ama yine de okula gittim. Bu yüzden durumum daha kötü oldu. Okula gitmemeliydim.)
Açıklama: Geçmişte yapılan bir eylemden dolayı pişmanlık duyulmakta ve “yapmamam gerekirdi” şeklinde bir ifade dile getirilmektedir. 

OUGHT TO 

Öğüt veya öneride bulunurken ought to kullanılabilir. Should ile aynı anlama sahip olan bir kiptir.

Olumlu: Özneden sonra ought to ve fiil ek almadan getirilir.

You ought to study harder. (Daha çok çalışmalısın.)

Olumsuz: Özneden sonra ought not to ve ardından fiil ek almadan getirilir.

We ought not to do that again. (Bir daha bunu yapmamalıyız.)

Soru: Ought, özneden önce getirilir. Ancak to ve temel fiil özneden sonra gelir.

Ought we to visit her soon? (Yakın zamanda onu ziyaret etmeli miyiz?)

OUGHT TO KULLANIMI

Ought to, İngilizcede öğüt, tavsiye, gereklilik veya olasılık bildiren kiptir. Ought to, should ile aynı anlama sahiptir. Kullanımları aynıdır.

error: