6. SINIF 2. ÜNİTE KONU ANLATIMI


Bu yazıyı PDF olarak indirmek ve yazdırmak için “Download” butonuna tıklayınız.

6. Sınıf 2. Ünite Konu Anlatımı, MEB ders kitabı içeriği ve MEB 6. Sınıf müfredatı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. 

ACCEPTING AND REFUSING

İngilizcede bir şey isterken veya rica ederken kullanabileceğiniz bazı ifade kalıpları:

* Can I have …? (… alabilir miyim?)

Can I have tea, please? (Çay alabilir miyim lütfen?)

Can I have some cheese? (Biraz peynir alabilir miyim?)

* May I have …? (… alabilir miyim?)

May I have some bread, please? (Biraz ekmek alabilir miyim, lütfen?)

* I’d like … (… istiyorum.)

I’d like to … (-mek istiyorum.)

I’d like black tea, please. (Biraz çay istiyorum lütfen.)

I’d like some more coffee, please. (Biraz daha kahve istiyorum lütfen.)

I’d like to have tea. (Çay almak isterim.)

I’d like to have some more coffee. (Biraz daha kahve almak istiyorum.)

İngilizcede bir kimseye istediği bir şeyi sormak için kullanabileceğimiz ve “… ister misin?” anlamına gelen ifadeler:

* Do you want …? (… ister misin?)

Do you want to …? (…-mek ister misin?)

Not: want (istemek) fiilinden sonra doğrudan isim kullanılabilir. Want fiilinden sonra başka bir fiil kullanılacaksa “to” getirilir.

Do you want some coffee? (Biraz kahve ister misin?)

Do you want to drink some coffee? (Biraz kahve içmek ister misin?)

*Would you like …? (… ister misin?)

Would you like to …? (…-mek ister misin?)

Not: “would like” (istemek) ifadesinden sonra doğrudan isim kullanılabilir. Fiil kullanılacaksa would like’tan sonra “to” getirilir.

Would you like coffee? (Kahve ister misin?)

Would you like to have coffee? (Kahve almak ister misin?)

* “Ne istersin?” anlamında kullanabileceğiniz ifadeler:

What would you like to have? (Ne almak istersiniz?)

What would you like to drink? (Ne içmek istersiniz?)

Ders kitabında geçen bazı soru cümleleri:

Can I have some apple juice with it, please?

Can I have some coffee?

Can I have some honey?

Can I have some milk with my coffee?

Do you like a croissant with coffee?

Do you want a croissant with it?

Do you want an omelette?

Do you want jam?

Do you want some milk?

* “What about…?” ve “How about …?” bir şey önerirken kullanabileceğiniz ifadeler arasındadır. 

What about eating some cake? (Biraz kek yemeye ne dersin?)
What about some orange juice? (Biraz portakal suyuna ne dersin?)
It sounds yummy. (Kulağa nefis geliyor.)

* Bir şeyi kabul ederken kullanılan bazı ifadeler:

Sure. (Tabii ki.)
Of course. (Elbette.)
Yes, please. (Evet, lütfen.)

* Bir şeyi reddedilirken kullanılan bazı ifadeler:

No, thanks. (Hayır, teşekkürler.)

No, it’s all gone. (Hayır, hepsi bitti.)

Örnek diyaloglar:

Can I have some honey? (Biraz bal alabilir miyim?)
No, it’s all gone. (Hayır, hepsi bitti.)

Do you want some tea? (Biraz çay ister misiniz?)
No, thanks. I don’t like tea. (Hayır teşekkürler. Çay sevmem.)

EXPRESSING LIKES AND DISLIKES

İngilizcede sevilen şeyleri ifade etmek için kullanılan bazı ifadeler:

Love/like/enjoy fiilleri “sevmek” anlamına gelir.

Love –>  Yummy. I love it. (Nefis. Onu çok seviyorum.)
Like  –>  I like omelette, cheese and tea. (Omlet, peynir ve çay severim.)

“Favorite” (en sevilen/favori) sözcüğü de sevilen şeyleri ifade etmek için kullanılabilir:

It’s my favorite. (Bu benim en sevdiğim.)
They’re my favorite. (Onlar benim en sevdiğim.)

“Afiyet olsun” anlamında kullanılan bazı ifadeler:

Enjoy it.
(Keyfini çıkar. / Tadını çıkar. / Afiyet olsun.)
Enjoy your breakfast.
(Afiyet olsun –kahvaltı için)

Sevmediğiniz şeyleri belirtmek için “hate” (nefret etmek), “dislike” (sevmemek) ve “don’t like” (sevmemek) ifadelerini kullanabilirsiniz.

Hate (nefret etmek) –>     He hates fast food. (O hazır yiyeceklerden nefret eder.)
Dislike (sevmemek –>      She dislikes coffee and black tea. (O kahve ve siyah çay sevmez.)
Don’t like (sevmemek) –>      They don’t like junk food. (Onlar abur cubur sevmez.)

ASKING QUESTIONS ABOUT LIKES AND DISLIKES

Sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeylerle ilgili sorular sormak için “Yes/No Questions” ve
“Wh- Questions” kullanabilirsiniz.

 “Do you like ………?”       sorusu       “……… sever misin?”   anlamına gelir:

Do you like a croissant with coffee? (Kahveyle birlikte kruvasan sever misin?)  –>  Yes, I do.   /   No, I don’t.
Does he like having breakfast? (O kahvaltı yapmayı sever mi?)  –>   Yes, he does.    /   No, he doesn’t.

         “What …… do you like ……?” (Hangi…… seversin?)  ve “Which …… do you like?” (Hangi … seversin?): 

Which breakfast do you like? (Hangi kahvaltıyı seversin?)   –> I like Turkish breakfast.

        “What is your favorite …?”    sorusu   “Senin favori  ……  nedir?” anlamında kullanılır.

What’s your favorite food? (Senin favori yiyeceğin nedir?)
It’s omelette. (Omlet.)

What’s your favorite drink? (Favori içeceğin nedir?)
It’s milk. (Süt.)

DESCRIBING WHAT PEOPLE DO REGULARLY

  1. ünite temasıyla ilgili olarak alışkanlıkların ifade edilmesi veya sorulması esnasında kullanılan bazı soru cümleleri ve ifadeleri aşağıda bulabilirsiniz. Bu soru ve cevaplara çalışınız:

Do you have breakfast? (Kahvaltı yapar mısın?)
Yes, I do. (Evet, yaparım.)    / No, I don’t. (Hayır yapmam.)

How often do you have breakfast? (Ne sıklıkla kahvaltı yaparsın?)
Always (Daima/Her zaman)  /   Sometimes. (Bazen)   /   Rarely (Nadiren)    /   Never (Asla)

What time do you have breakfast? (Saat kaçta kahvaltı yaparsın?)
At nine o’clock. (Saat dokuzda.)   /  I have breakfast at 9 o’clock.

What do you have for breakfast? (Kahvaltıda ne yersin?)
I have cheese, olives, jam, butter, honey and bread. (Peynir, zeytin, reçel, tereyağı, bal ve ekmek alırım.)

What do Spanish people have for breakfast? (İspanyollar kahvaltıda ne yerler?)
They have toast and fruit juice. (Tost ve meyve suyu.)

MAKING SIMPLE INQUIRIES

Ders kitabında geçen bazı soru kalıpları:

What do you think about … ?      – – >    “Sen … hakkında ne düşünüyorsun?”

What do you think about Japanese breakfast? (Japon kahvaltısı hakkında ne düşünüyorsun?)
        I think it’s delicious. (Bence o lezzetli.)

   Can you talk about …?  – – >   “Sen … hakkında konuşabilir misin?”

        Can you talk about breakfast habits of Turkish people? (Türk insanının kahvaltı alışkanlıkları hakkında konuşabilir misin?)
        We usually have olives, cheese, eggs, tomatoes, butter and honey in Turkey. (Biz Türkiye’de kahvaltıda genellikle zeytin, peynir, yumurta, domates, tereyağı ve bal yeriz.)

Who …………………?    – – >  “Kim …………………?”

        Who has olives, cheese, eggs, tomatoes, butter and honey at breakfast? (Kim/kimler kahvaltıda zeytin, peynir, yumurta, domates, tereyağı ve bal yer?)
        Turkish people. / Turks.  (Türk insanı / Türkler.)

What are they talking about? (Onlar ne hakkında konuşuyorlar?)
        They are talking about the breakfast habits of different countries. (Onlar farklı ülkelerin kahvaltı alışkanlıkları hakkında konuşuyorlar.)

     Are sausages junk food? (Sosis, abur cubur mudur?)
        Yes, it is.   / No, it isn’t.

       Do we have honey? (Hiç balımız var mı?)
        Sorry, it’s all gone. (Üzgünüm, hepsi bitmiş.)

      Which breakfast includes toast with fruit juice? (Hangi kahvaltı meyve suyuyla birlikte tost içerir?)
        Spanish breakfast. (İspanyol kahvaltısı.)

VOCABULARY 

Ders kitabında 2.ünite temasıyla ilgili önemli kelimeler aşağıda üç kategori altında yer almaktadır.

FOOD (YİYECEKLER)
Pancake   (Pankek)
Bagel         (Simit)
Tomato     (Domates)
Muffin       (Muffin – keke benzer bir tür tatlı ekmek)
Cereal       (Kahvaltılık gevrek)
Jam            (Reçel)
Honey       (Bal)
Cheese      (Peynir)
Olive          (Zeytin)
Egg             (Yumurta)
Butter        (Tereyağı)
Sausage     (Sosis)
Croissant  (Kruvasan, ay çöreği)
Salami        (Salam)
Cucumber (Salatalık)
Grape         (Üzüm)
Baked beans (Pişmiş fasülye)
Soup           (Çorba)
Rice            (Pirinç)
Fish             (Balık)
Omelette    (Omlet)
Bread          (Ekmek)
DRINKS (İÇECEKLER)
Milk                    (Süt)
Orange juice    (Portakal suyu)
Fruit juice        (Meyve suyu)
Coffee                (Kahve)
Tea                     (Çay)
Apple juice      (Elma suyu)
OTHERS (DİĞERLERİ)
Have breakfast (Kahvaltı yapmak)
Drink                   (İçecek, İçmek)
Eat                        (Yemek)
Want                    (İstemek)
Like                      (Sevmek)
Unhealthy           (Sağlıksız)
Nutritious          (Besleyici, besin değeri yüksek)
Junk food            (Abur cubur)
Yummy                (Lezzetli)
Habit                    (Alışkanlık)
Guest                    (Misafir, konuk)
Traditional         (Geleneksel)
Sorry                    (Üzgün)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yaz

Your email address will not be published.


*

error: