8. SINIF 2. ÜNİTE KAZANIM VE KONU ANLATIMI


Bu yazıyı PDF olarak indirmek ve yazdırmak için “Download” butonuna tıklayınız.

EXPRESSING LIKES AND DISLIKES

Sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeyleri ifade etmek için aşağıdaki ifadeleri kullanabilirsiniz:

EXPRESSING LIKES  (Sevdiğimiz şeyleri ifade etme)

* “Love/like/enjoy” fiilleri “sevmek” anlamına gelir.

I love …… .                   I love eating traditional meals. (Geleneksel yemekleri yemeyi severim.)
I like ……. .                   I like listening to classical music. (Klasik müzik dinlemeyi severim.)
I enjoy ……. .               I enjoy doing exercises. (Egzersiz/spor yapmayı seviyorum.)

* “Be fond of …” ifadesi “bir şeye düşkün olmak” anlamına gelir.

I’m fond of …….. .                    I’m fond of folk music. (Halk müziğine düşkünüm.)

* “Be keen on …” ifadesi “bir şeye çok istekli/meraklı/düşkün olmak” anlamına gelir.

I’m keen on ……. .                   I’m keen on camping. (Kamp yapmaya istekliyim.)

* “Be crazy about …” ifadesi “bir şeyi çok sevmek” anlamında kullanılır.

I’m crazy about … .                      I’m crazy about rap music. (Rap müziği çok severim.)

* “Be interested in …” ifadesi “bir şeye ilgi duymak / ilgili olmak” anlamında kullanılır.

I’m interested in … .           I’m interested in classical music. (Klasik müziğe ilgi duyuyorum.)

EXPRESSING DISLIKES  (Sevmediğimiz şeyleri ifade etme)

* Sevmediğiniz şeyleri belirtmek için “hate” (nefret etmek), “dislike” (sevmemek) ve
“don’t like” (sevmemek) ifadelerini kullanabilirsiniz.

I hate ……….. .              I hate insulting others. (Başkalarına hakaret etmekten nefret ederim.)
I dislike ……… .           I dislike going to concerts. (Konsere gitmeyi sevmem.)
I don’t like …… .         I don’t like listening to opera. (Opera dinlemeyi sevmem.)

* “Can’t stand” ifadesi “bir şeye tahammül edememek, katlanamamak, dayanamamak”
anlamlarında kullanılan bir ifadedir.

I can’t stand ……… .   She can’t stand pop music. (O, pop müziğe tahammül edemez.)

ASKING QUESTIONS ABOUT LIKES AND DISLIKES

Sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeylerle ilgili sorular sormak için “Yes/No Questions” ve
“Wh- Questions” kullanabilirsiniz.

* “Do you like ………?” (……… sever misin?) sorusuna “Yes/No” ile cevap verilir. Eğer soruda “or
(yoksa) ifadesi varsa, yani iki şeyden birini soruyorsa “Yes/No” yerine bilgi içeren cevap verilir.

Do you like listening to rap? (Rap dinlemeyi sever misin?)    –>  Yes, I do.   /   No, I don’t.
Do you like rap or folk music? (Rap mı yoksa halk müziği mi seversin?)    –>  Folk music.

* “What …… do you like ……?” (Hangi…… seversin?)  ve “What kind of …… do you like?”
(Ne tür …… seversin?) sorularını yanıtlarken bilgi verici ifadeler kullanılır.

What sports do you like watching? (Ne tür sporları izlemeyi seversin?)    –>   Football.
What kind of books do you like? (Ne tür kitapları seversin?)     –>  Travel books.
What type of music do you dislike? (Ne tür müzikleri sevmezsin?)      –>  Rock music.

EXPRESSING PREFERENCES

* Tercihlerimizi ifade etmek için “prefer” (tercih etmek) fiilini kullanırız.

I prefer sci-fi books. (Bilim kurgu kitaplarını tercih ederim.)

* Eğer prefer’den sonra bir fiil kullanılacaksa –ing takısı eklenir.

I prefer reading sci-fi books. (Bilim kurgu kitaplarını okumayı tercih ederim.)
I prefer watching news channels. (Haber kanallarını izlemeyi tercih ederim.)

* Eğer bir şeyi başka bir şeye tercih etme durumu ifade edilirse iki isim arasında “to” kullanılır.

I prefer sci-fi  to detective(Bilim kurguyu polisiyeye tercih ederim.)
I prefer reading books  to  watching cartoon. (Kitap okumayı çizgifilm izlemeye tercih ederim.)
I prefer drinking coffee  to  tea. (Kahve içmeyi çay içmeye tercih ederim.)

* Tercihlerle ilgili kullanabileceğimiz bazı soru kalıpları:

Which sports do you prefer? (Hangi sporları tercih edersin?)  –>   Football and volleyball.
Do you prefer drinking coffee or tea? (Kahve içmeyi mi çay içmeyi mi tercih edersin?)  –>  Coffee.
Which one do you prefer, pop or rock? (Hangisini tercih edersin, pop mu rock mu?)  –>  Rock.
What kind of books do you prefer? (Ne tür kitapları tercih edersin?)  –> Children’s books.

STATING PERSONAL OPINONS

İngilizcede kişisel görüşleri dile getirirken kullanabileceğiniz bazı ifadeler şunlardır:

* I think ……… .   (Bence……… .)
I think an ideal friend should be truthful. (Bence ideal arkadaş dürüst olmalıdır.)
I can’t stand pop music. I think it’s unbearable. (Ben pop müziğe tahammül edemem. Bence o çekilmez.)

* In my opinion, ……… .   (Benim fikrime göre, ……… .)
I prefer reading sci-fi books. In my opinion, they are terrific. (Bilim kurgu kitaplarını okumayı tercih ederim. Benim fikrime göre, müthiştir.

* To me, ……… .   (Bana göre, ……… .)
To me, it sounds fun. (Bana göre, kulağa eğlenceli geliyor.)
To me, a good friend is an honest person. (Bana göre, iyi bir arkadaş dürüst bir insandır.)

* I don’t think so. (Öyle düşünmüyorum. / Sanmıyorum.)

* To be honest. …… .  (Doğruyu söylemek gerekirse, …… .)

* Bir kimseye bir konu hakkında kişisel fikrini sormak için “What do you think about/of ……?” sorusu kullanılabilir.

What do you think of the teenagers in your country? (Ülkenizdeki ergenler hakkında ne düşünüyorsun?)
I think they need to protect their cultural heritage more. (Bence kültürel mirasımızı daha çok korumaları gerek.)
What do you think about having responsibilities in your family? (Ailende sorumluluk alma konusunda ne düşünüyorsun?)
I think it’s great because it makes our lives easier. (Bence harika bir şey çünkü hayatımızı kolaylaştırıyor.)

TALKING ABOUT REGULAR/DAILY ACTIVITIES

İnsanların günlük veya düzenli aktivitelerini ifade etmek için Present Simple (Geniş Zaman)
cümle yapısını kullanırız. Öncelikle Simple Present cümle yapısına kısaca göz atalım.

* Present Simple’ın olumlu cümle yapısında özne (eylemi gerçekleştiren kişi) “I,You,We,They” ise
fiil her hangi bir ek almaz,  yalın halde kullanılır. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

I brush my teeth in the mornings. (Sabahları, dişlerimi fırçalarım.)
We come back home at about 6:00 in the evenings. (Biz akşamları saat altı civarında eve döneriz.)

* Cümlenin öznesi “He, She, It” (3. tekil şahıs) ise fiillere yapılarına göre “-s, -es, -ies” eklerinden
uygun olan getirilir. (Not: Have fiili, has haline dönüşür.)

My mother drives me to school every morning. (Annem her sabah beni arabayla okula götürür.)
She helps her mother prepare the dinner. (O, annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardımcı olur.)

* Olumsuz cümlelerde cümlenin öznesi “I, You, We, They” ise “do not” (don’t) ifadesi,
özne “He, She , It” ise “does not” (doesn’t)  ifadesi kullanılır. Fiiller herhangi bir ek almaz.

I don’t do homework in the evenings. (Akşamları ödev yapmam.)
He doesn’t have lunch at home. (O, öğle yemeklerini evde yemez.)

* Soru cümlelerinde öznelerden önce “do” ya da “does” yardımcı filleri gelir. Soru anlamı veren
“what, which, when, how” gibi soru kelimeleri her zaman cümlenin en başındadır. Soru
cümlelerinde fiiller herhangi bir ek almaz.

Do you swim every day? (Her gün yüzer misin?) è Yes, I do. / No, I don’t.
What do you do in the evenings? (Akşamları ne yaparsın?)  è I usually read a book.
What activity do you do regulary? (Hangi etkinliği düzenli olarak yaparsın?) è I take cooking classes.

* Bir etkinliğin sıklığını sormak için “How often ……?” soru kelimesi kullanılır.

How often do you visit your aunt? (Halanı ne sıklıkta ziyaret edersin?)  –> Sometimes.
How often do you swim? (Ne sıklıkta yüzersin?) –> Every day.

* Bir etkinliğin sıklığını ifade etmek için kullanılan “adverbs of frequency” (sıklık zarfları) aşağıda
sıralanmıştır. Sıklık zarfları cümlede özne ile fiil arasında yer alır.

Always (Her zaman, daima)    –> I always watch TV in the evenings.

Usually / generally (Çoğunlukla, genellikle)   –> He usually drives to work.

Often / frequently (Sık sık, sıklıkla)  –> She often reads a book in the mornings.

Sometimes (Bazen, ara sıra)     –> We sometimes play basketball at school.

Seldom / Rarely (Nadiren, seyrek olarak)   –> You seldom visit your grandparents.

Never (Asla, hiç)    –>  They never do their homework.

 

* Sıklık belirten diğer ifadeler “expressions of frequency” (sıklık ifadeleri) ise genellikle
cümlenin sonunda kullanılır.

 

Every day (Her gün)   –>  I go swimming every day.
Every summer (Her yaz)    –>  Every summer, we go for camping to Antalya.
Every weekend (Her haftasonu)    –>  My friends play basketball every weekend.
Once a week (Haftada bir kez)  –> He washes his car once a week.
Twice a week (Haftada iki kez)  –> I go swimming twice a week.
Once a month (Ayda bir kez)  –> She goes to a concert once a week.
Three times a month (Ayda üç kez)  –>  We go to cinema three times a month.

* Günlük rutinler veya düzenli yapılan etkinliklerin saatini veya zamanını belirtmek için kullanılan başlıca “time expressions” (zaman ifadeleri/zarflar) şunlardır:

 

Early (Erken)     –>   I wake up early in the mornings.
Late  (Geç)    –>  I sometimes get up late.
At 8:30 (Saat sekiz buçukta)    –>   I usually go to school at 8:30.
In the morning (Sabahleyin)    –>   He doesn’t have breakfast in the morning.
In the afternoon (Öğleden sonra)  –>   She has lunch at canteen in the afternoon.
In the evening (Akşamleyin)   –>  I chat with my family in the evening.
At night (Geceleyin)    –> He doesn’t go to bed late at night.
On Saturdays (Cumartesi günleri)    –>  They go to shopping mall on Saturdays.
On weekdays (Haftaiçi günler)   –>  We go to school on weekdays.
On weekends (Haftasonu günler)  –>  We have picnic on weekends.
After …  (…’den sonra)  –>  After school, I take folk dance classes.
Before …   (…’den önce)   –> Before dinner, I help my mother prepare the meal.

GIVING EXPLANATIONS AND REASONS

* Bir konuda tercihimizi veya şahsi fikrimizi ifade ettikten sonra sebep veya sonuç bildirmek için “because” (çünkü) veya “so” (bu yüzden) kullanabiliriz.

 

I prefer pop music because it’s very fun. (Ben pop müzik tercih ederim çünkü çok eğlenceli.)
I dislike rap music because it’s unbearable. (Rap müzik sevmem çünkü tahammül edilmez.)
I think rock music is energetic, so I like it. (Bence rock müzik enerjik, bu yüzden onu severim.)
In my opinion, sci-fi books are fun, so I prefer reading them. (Bana göre bilim kurgu kitapları eğlenceli, bu yüzden onları okumayı tercih ediyorum.)

* Aksi/zıt bir fikir veya ifade söyleneceği zaman “but” veya “however” (ama, fakat) kullanılabilir.

I usually do homework in the evenings, but I also listen to music. (Ben akşamları çoğunlukla ödev yaparım ama müzik de dinlerim.)

I don’t like cinema, but I’m keen on theatre. (Sinemayı sevmem ama tiyatroya meraklıyımdır.)

 

MAKING SIMPLE INQUIRIES

* 2. ünitede geçen bazı önemli soru cümleleri ve örnek cevaplar şu şekilde sıralanabilir:

What do you do in the evenings? (Akşamları ne yaparsın?)  –>   I usually do my homework.
How often do you go to the cinema? (Sinemaya ne sıklıkta gidersin?)    –>   Once a month.
What do you do at the weekends? (Haftasonları ne yaparsın?)  –>   I play basketball.
What type of music do you like? (Ne tür müzik seversin?)  –>   Jazz, Classical and Indian music.
What do you like in your free times? (Boş vakitlerde ne yapmayı seversin?)  –>   I like shopping.
What is your favourite daily activity? (Günlük favori etkinliğin nedir?)  –>   Doing exercises.
Which sports do you prefer? (Sen hangi sporları tercih edersin?)  –>   I prefer archery.
Who do you do sports with? (Kiminle spor yaparsın?)  –>   I do sports with my friends.
How do you go to school? (Okula nasıl gidersin?)  –>   I ride to school.
What time do you have dinner? (Saat kaçta akşam yemeği yersin?)  –>  At seven p.m.
Why is he successful? (O niçin başarılı?)  –>  Because he has a self disciplined life style.
What’s up? (Naber?)  –>  I’m fine. What about you?
Do you like going camping? (Kampa gitmeyi sever misin?)  –>   No, I don’t.
When do you do exercises? (Ne zaman spor yaparsın?)  –>   On the weekends.
Where do you do exercises? (Nerede spor yaparsın?)    –>   At the gym.

Yorum yaz

Your email address will not be published.


*

error: